boyun

-ynu is.
1. 颈部, 脖子: \boyun atkısı 围巾 \boyun tutulması 医́ 落枕
2. 颈状部分: şişenin \boyunu 瓶颈
3. 转́ 责任, 义务
4. 地́ 山口, 隘口, 狭道: \boyun noktası 山口, 山坳
◇ \boyun bağlamak 顺从 \boyun borcu 1) 应尽的义务: Askerlik bir boyun borcudur. 服兵役是一种应尽的义务。Zorluk içinde kalan hastalar için, maddî menfaat düşünmeden yardım etmek, hekime bir boyun borcu oluyordu. 不计报酬地为处于困境中的病人提供帮助, 是医生应尽的义务。 2) 人情债 \boyun bükmek 1) 谦卑; 作可怜状 2) 屈从, 服从 3) 无可奈何, 束手无策 4) (植物)枯萎 -e \boyun eğmek 低头, 服从, 屈从, 屈服; 忍受: Bu adam kimseye boyun eğmeden hayatını kazanıyordu. 这个人不向任何人屈服, 自己养活自己。Bunun içindir ki, herkes önünde boyun eğmek mecburiyetini hissediyor. 正是因为如此, 他认为必须在众人面前低头。Sessizce boyun eğerek etrafıma bakmaya başladım. 我悄悄地低下了头, 开始东张西望起来。\boyun kesmek 1) 低头, 服从, 屈从; 忍受: Boyun kesip her derde katlanmaktan başka çare yok. 他只得低头忍受各种苦恼。 2) 点头致意: Ali’ye boyun kesip oturuyoruz. 我们冲阿里打了个招呼, 便坐了下来。\boyun kırmak 服从, 屈从; 忍受; 全盘接受 \boyun olmak 俗́ 作保, 担保 \boyun tutmak 反对, 反抗 \boyun vermek 服从, 听从, 听命于 \boyunu altında kalmak 1) 死亡 2) 处于困境 -in \boyunu armut sapına dönmek 瘦得像根棍儿, 变得骨瘦如柴: Hasta çocuğun boynu armut sapına döndü. 病孩子变得骨瘦如柴。Baksanıza şu zavallı kızın hâline, boynu armut sapına döndü. Ağlamadan gözlerinin altı halka halka çürüdü. 你们看这可怜的女孩儿, 变得骨瘦如柴, 两眼哭得变成了两个黑圈。-in \boyunu bükük 孤苦伶仃的, 孤立无援的, 可怜的; 听天由命的: Allah'ın takdiri olan bu büyük afet karşısında hepimizin boynu bükük. 这场大灾是天意, 我们听天由命吧! (birine karşı) \boyunu eğri 1) 穷困的, 赤贫的 2) 悲伤的, 忧伤的 3) 顺从的, 软弱的 -in \boyunu kıldan ince olmak 听任发落, 听任处置; 完全服从: Eğer bir kelime yalanım varsa hükûmete karşı boynum kıldan incedir. 如果我有半句假话, 听任政府发落。Yasalara karşı boynumuz kıldan incedir. 我们都遵纪守法。-in \boyunu vurulmak 被斩首: O gün herkes boynu vurulanları görmek için buraya toplanmıştı. 那天, 大家都聚在那里看杀人。\boyununa almak 承担, 负责: Kardeşimin çocuğu, babası yok diye sokağa atacak değilim ya, boynuma almak, büyütmek, yetistirmek borcumdur. 不能因为他爸爸不在了我就把哥哥的孩子扔到大街上, 我要负起责任来, 抚养他, 教育他。\boyununa atılmak 拥抱, 搂住脖子: Bir çocuk gibi boynuma atılmıştır. 她象个孩子一样搂住我的脖子。\boyununa atmak 责怪, 归咎于 \boyununa binmek 不断打扰, 纠缠 \boyununa borç olmak 有责任, 有义务: Suratına hiç olmazsa iki tokat atmak boynuma borç olsun. 我最少也应该扇他两个大嘴巴。\boyununa geçirmek 侵吞, 侵占(财物) \boyununa sarılmak 拥抱, 搂住脖子: Öyle geldiki kalkıp boynuna sarılayım. 我真想扑上去搂住他的脖子。\boyununa torba takmak 被俘 \boyununda kalmak 由…(个人)承担, 由…背黑锅 \boyununu almak 杀死, 取其首级 \boyununu bükmek 1) 谦卑; 作可怜状: Öksüz çocuklar gibi karşımda boynunu bükme. 别跟死了爹娘似的在我面前装可怜。 2) (使)屈从, (使)服从: Boynunu büküp ah etmiş; başka ne gelir güçsüzlerin elinden? 无能为力的他们除了垂头叹息, 又能怎么着呢?Boynumu büküp sustum. 我服从了, 什么也没说。 3) (植物)枯萎 \boyununu kaşımak 感到尴尬, 感到难堪; 无言以对, 无话可说 \boyununu kırmak 溜掉; 走开: Daha bir ay tutunamazlar, boyunlarını kırarlar deniliyordu. 人们都说他们不可能再坚持一个月, 肯定会滚蛋。Kır boynunu! 滚开!走开!\boyununu uzatmak 1) 伸脖子: Deveye ot lâzımsa boynunu uzatsın. 成́ 不劳动者不得食。 2) 转́ 逆来顺受, 听任发落 \boyununu vermek 服从, 听从, 听命于: Şimdi boynunu vereceğine evvelden küstahlık etmeseydi daha iyi olurdu. 要不是你以前蛮横无礼, 还不至于现在如此谦恭。\boyununu vurmak 斩首 \boyununun borcu 责任, 义务: Arkadaşımın yardımına koşmak boynumun borcudur. 帮助朋友是我应该做的。Size bağlılık benim boynumun borcudur. 忠于您是我的责任。
◆ Boynu altında kalsın. 让他死去吧!这该死的!

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • boyun — I,127, 213, 370, 518; I I, 3,74, 76, 164,180, 218,219, 233, 235, 236; II I,194, 230, 248 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • boyun — is. 1. Başın bədənlə birləşən hissəsi. Yoğun boyun. Əyri boyun. Uzun boyun. Boynundan yapışmaq. 2. Paltarın, boğazı dövrələyən hissəsi. Paltonun boynu. Dik boyun. Köynəyin boynu dardır. 3. Arabaya və kotana qoşulan cüt heyvan (öküz, ya kəl).… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

  • boyun — is., ynu, anat. 1) Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi Ellerini bu defa, boynuna sıkıştırdığı beyaz peçeteye sildi. A. İlhan 2) Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım 3) Sorumluluk 4) coğ. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun — I (Ağdam, Bərdə, Qazax, Şəmkir, Şuşa) araba və ya kotana qoşulan cüt öküz, kəl. – Üş boyun qoşmuşdux, gənə yoxuşu çıxa bilmirdix’ (Ağdam); – Yerə baxır, dayna, elə yer olur iki boyun qoşurux kotana, elə yer olur bir (Bərdə); – Yer elə bətdi… …   Azərbaycan dilinin dialektoloji lüğəti

  • bóyùn — [ref dict= Universal (Ch Ru) ]驳运[/ref] …   Chinese phonetic list

  • böyün — bugün …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • boyun bağı — is. 1) Gömlek yakasının altından geçirilip süs olarak bağlanan uzun, enlice kumaş parçası Arkadaşım boyun bağı ve yakasını çözdü, göğsünü açtı. P. Safa 2) Kravat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun eğmek — isteyerek veya istemeyerek uymak, katlanmak Para bulabilmek için ya bir tarafa boyun eğmeli ya öbür tarafla birleşmeli idik. F. R. Atay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun kesmek — selam vermek için başını eğmek Eli göğsünde, boyun keserek dervişçe bir selamla alçak bir sedirin ucuna ilişti. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun kırmak — saygı duyulan bir kimse karşısında, ayaktayken başı öne bükmek Hürrem Hakkı, Ferhunde nin önünde boyun kırdı. M. Yesari …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boyun borcu — is. Yapılması gereken ödev, vecibe Yapılan yararlı çalışmaların hakkını vermek boynumuzun borcu... T. Halman …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.